
Bloomberg HT’de yayınlanan “Aslı Şafak’la İşin Aslı” programının sezon finali bölümü, ünlü sanatçı Semiramis Pekkan’ı konuk etti. Pekkan, programda akciğer kanseri tedavi sürecinden, özel hayatından ve kaybettiği oğluyla yaşadığı derin duygulardan bahsetti. Duygusal ve samimi açıklamalarıyla, izleyicilere ilham veren Pekkan, hastalıkla mücadelesindeki olumlu tutumunu ve yaşamına dair felsefi düşüncelerini paylaştı. Sanatçının sağlık durumu ve yaşamına dair yaptığı açıklamalar, geniş bir izleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip edildi.
| Makale Alt Başlıkları |
|---|
| 1) Akciğer Kanseri Teşhisi ve Tedavi Süreci |
| 2) Hastalıkla Yüzleşme ve Bakış Açısı |
| 3) Fiziksel Değişimler ve Moralin Önemi |
| 4) Yeni Bir Hayata Başlamak |
| 5) Hayatın Anlamı ve Kayıp |
Akciğer Kanseri Teşhisi ve Tedavi Süreci
Semiramis Pekkan, Eylül 2025 tarihinde akciğer kanseri teşhisi aldığını açıkladı. Sanatçı, bu süreçte tedavi sürecinin ne denli zorlu olduğunu vurguladı. Kemoterapi tedavisini geçen mart ayında tamamladığını belirten Pekkan, tedavisinin henüz sona ermediğine dikkati çekti. En ağır kısmın geride kaldığını ifade eden Pekkan, “Erken teşhis çok önemliydi. Hiç şikayet etmedim. Hastalığı bana misafir gelmiş ve bir gün gidecekmiş gibi gördüm,” şeklinde konuştu.
Kansere karşı mücadele azmiyle dikkat çeken Pekkan, tedavi süreci boyunca çalışma hayatına da devam ettiğini ve bunun kendisine iyi geldiğini belirtti. Bu azmi, onun yalnızca hastalığı değil, yaşamı karşısındaki duruşunu da güçlü bir şekilde ortaya koydu. Pekkan, yaşadığı bu zorlu sürecin, insanların hayatındaki başka derslerle birleştiğinde daha anlamlı hale geldiğini de ifade etti.
Hastalıkla Yüzleşme ve Bakış Açısı
Sanatçı, kanser teşhisini duyduktan sonra ajitasyon yapmamaya çalıştığını vurguladı. 77 yaşında olan Pekkan, “Ben yalnız değilim. Bu hastalık yalnızca benim başıma gelmedi,” diyerek, bu dönemde kendisiyle benzer durumları yaşayan insanlarla bir dayanışma içerisinde olduğunu hissettiğini açıkladı. Yalnız kalmamaya özen gösterdiğini söyleyen Pekkan, bu süreçte “Vah vah” diyerek başına gelenleri acındırmadığını, aksine yaşadığı durumu nasıl yöneteceğine odaklandığını da dile getirdi.
Pekkan, hastalığın kendisine bir öngörü kazandırdığını ve yaşadığı talihsiz düşmenin, aslında bir tür kader olduğunu düşündüğünü ekledi. “Niye benim başıma geldi?” sorusunun yerine, “Bu süreci nasıl yöneteceğim?” sorusunun daha önemli olduğunun altını çizdi.
Fiziksel Değişimler ve Moralin Önemi
Tedavi sürecindeki fiziksel değişimlerine de değinen Pekkan, “Kortizon kullandığım dönemde yüzüm çok şişti, 6 kilo aldım,” şeklinde konuştu. Kendine olan inancını kaybetmeden devam etmenin önemini vurgulayan sanatçı, “Her sabah kalkıp gözümün içini boyuyor, küpelerimi takıyor, salona öyle geçiyordum,” ifadesiyle moral bulma yöntemlerinden bahsetti. Hatta düşsün diye de gözlerinin boyalı olmasına dikkat etti. “Düşeceksek gözümüz boyalı düşelim,” dedi.
Bu tür küçük motivasyonların onun için çok kıymetli olduğunu belirten Pekkan, tedavi sürecinde kendisine moral veren unsurlara sıkça vurgu yaptı. Moral bulmanın yanında, görünümüne olan bakış açısını da içerisinde barındıran bir yaklaşım sergiledi. Bu dönemde yaşadığı olumsuz deneyimlerin onu daha da güçlendirdiğini düşünüyor.
Yeni Bir Hayata Başlamak
Semiramis Pekkan, inanç ve çevresinden aldığı destek sayesinde gücünü artırdığını belirtti. “Ben inançlı bir insanım. Benim için çok güzel dualar edildi, büyük bir sevgi gördüm,” diyerek, sevginin iyileştirici gücüne olan inancını ifade etti. Foster Janitz’in de belirttiği gibi, sevgi gerçekten de iyileştirir; bu konuda Pekkan, deneyimlerini izleyicilerle paylaştı.
Şimdi yeni bir hayata başlamaktan bahseden Pekkan, “Şimdi yeni bir hayata başlıyorum,” diyerek vurguladı. Hayatının bir döneminin geride kaldığını, bundan sonraki süreçte ise daha huzurlu bir nefes almayı amaçladığını açıkladı. Bu yeni başlangıcın umut ve iyimserlikle dolu olduğunu, çevresinin ona bu konuda destek verdiğini yineledi.
Hayatın Anlamı ve Kayıp
Semiramis Pekkan, hastalık sürecinde en büyük etkileyicilerden birinin 5 yaşında lösemi nedeniyle kaybettiği oğlu Emir olduğunu belirtti. Pekkan, “Oğlum Emir’i kaybettikten sonra hayatın anlamını daha çok sorgulamaya başladım,” şeklinde konuşarak, o dönemde yaşadığı derin acının sonrasında kendisini nasıl dönüştürdüğünü paylaştı. Okuduğu kitapların ona çok faydası olduğunu ve yaşamına dokunan hocalar edindiğini belirtti.
Hintli düşünür Krishnamurti’nin etkisiyle, yaşamındaki bu kaybın ona yukarıdaki felsefeyi kazandırdığını, yaşadığı kayıpların ve başarıların, insanlar üzerindeki etkisinin farkına vardığını vurguladı. “Sıfır ego ile yaşıyorum,” diyerek, gözlemlerini ve deneyimlerini derin şekilde aktararak, olgunlaşmış bir bakış açısına sahip olduğunu gösterdi.
| No. | Önemli Noktalar |
|---|---|
| 1 | Semiramis Pekkan, Eylül 2025’te akciğer kanseri teşhisi aldı. |
| 2 | Sanatçı, tedavi sürecinin henüz sona ermediğini fakat en zor kısmın geride kaldığını belirtti. |
| 3 | Hastalıkla yüzleşme sürecinde yalnız olmadığını hissettiğini dile getirdi. |
| 4 | Pekkan, tedavi sürecinde fiziksel değişikliklerin yanı sıra moral bulma yollarını da geliştirdi. |
| 5 | Kayıplarının ona hayatın anlamını sorgulatmasına dair içgörülerde bulundu. |
Haberin Özeti
Semiramis Pekkan’ın hastalığına dair açıklamaları, yaşamına ve bakış açısına dair önemli mesajlar içeriyor. Kendisine yönelik mutlu bir duruş sergileyen Pekkan, bunu çevresinde gördüğü sevgi ve inancının gücüyle besliyor. Kanserle mücadele sürecindeki deneyimlerini paylaşarak, sadece kendi hikayesini değil, benzer sorunlarla karşılaşan pek çok insanın hikayesini de temsil ediyor. Acılarından güç çıkarmayı başarması, izleyicilere ilham veriyor. Pekkan’ın deneyimleri, yaşamın geçici ama kıymetli olduğunu hatırlatıyor ve bireylerin zorluklar karşısında nasıl ayakta kalabileceğini gösteriyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Semiramis Pekkan kimdir?
Semiramis Pekkan, Türk sanat müziğinde önemli bir yere sahip sanatçıdır. Uzun yıllar sahne hayatı sürdürmüş ve birçok eser vermiştir.
Soru: Kanser tedavi süreci hakkında neler söyledi?
Pekkan, tedavi sürecinin en ağır kısmının geride kaldığını ve bunu aldığı destekle başardığını belirtti.
Soru: Hastalıkla nasıl başa çıktığını ifade etti?
Pekkan, hastalığı mücadele edilecek bir misafir gibi gördüğünü ve bu süreçte şikayet etmediğini söyledi.
Soru: Kayıpları hakkında ne düşündü?
Oğlunu kaybetmesinin ardından hayatın anlamını sorguladığını ve bu deneyimin kendisini derinden etkilediğini ifade etti.
Soru: Moral bulmak için hangi yöntemleri kullandı?
Pekkan, tedavi süresince kendisini iyi hissetmek için yeni görünümüne ve moral bulma yollarına odaklandığını belirtti.





