
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkında, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait bir aracı makam aracı olarak kullanması nedeniyle açılan davanın ikinci duruşması gerçekleştirildi. Duruşma, Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, Silivri’deki 2 No’lu salonda yapıldı. Duruşmaya katılan İmamoğlu, adli sürecin hukuksuz olduğunu ve yargının alet edildiğini vurgularken, bu davaların amacının muhaliflerin bastırılması olduğunu ifade etti.
Mahkemede, daha önce dosyaya giren bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle, 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildi. Ülkenin mevcut siyasi atmosferini eleştiren İmamoğlu, toplumun %75-80’ini temsil ettiğini savunarak, kişisel çıkarlar için yürütülen operasyonların, 87 milyon yurttaşın zarar görmesine yol açtığını belirtti. Bir sonraki duruşmanın tarihi ise 12 Şubat 2027 olarak belirlendi.
| Makale Alt Başlıkları |
|---|
| 1) Ara karar açıklandı |
| 2) İzleyicilerden destek |
| 3) İmamoğlu’nun açıklamaları |
| 4) Yargının aletleştirilmesi |
| 5) Maddi zararlar |
Ara karar açıklandı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden davada, mahkeme başkanı ara kararını açıkladı. Duruşma öncesi sunulan bilirkişi raporları arasında dikkat çeken çelişkiler, mahkeme heyeti tarafından ele alındı. Hakim, çelişkilerin giderilmesi adına 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetinin oluşturulmasına karar verdi. Böylece davanın seyrinde önemli bir adım atılmış oldu. Mahkemenin, bu üç bilirkişinin hazırlayacağı raporu dikkatle incelemesi bekleniyor. Söz konusu rapor, davanın ilerleyen süreçlerinde kararın verilmesine direkt etki edecek.
İzleyicilerden destek
Duruşma, geniş bir izleyici kitlesinin katılımıyla gerçekleşti. Normal şartlarda mahkemelerin kapalı alanları, duruşmalara katılım için sınırlı olsa da, bu duruşma birçok kişinin ilgisini çekti. İzleyicilerin, Ekrem İmamoğlu‘na gösterdikleri destek, duruşmanın atmosferini etkiledi. Mahkeme salonunun kapısının açılmasının ardından salona giren İmamoğlu, kalabalık izleyici kitlesi tarafından alkışlarla karşılandı. Bu durum, muhalefet liderinin toplumda halen sahip olduğu destek düzeyini gösterdi. İmamoğlu’nun mahkemeye girişi, toplumda sembolik bir mesaj taşıdı.
İmamoğlu’nun açıklamaları
Duruşma esnasında kısa bir açıklama yapmayı tercih eden Ekrem İmamoğlu, konuya dair duygu ve düşüncelerini paylaştı. “Bugün buradayım; çünkü böyle bir mahkeme ile Türk yargısının meşgul edilmesini kabul etmiyorum,” dedi. Bu cümle, duruşma sırasında yargının tarafsızlığı hakkında önemli bir tespit olarak dikkat çekti. İmamoğlu, söz konusu davaların kendisi üzerinde herhangi bir hukuki zemin taşımadığını vurguladı. Açıklamalarında, 20’ye yakın davanın açılmasının ülkede kabul edilemeyecek bir durum olduğunu ifade etti. Bu tür davaların asıl amacının, otoriter zihniyetin iktidarını korumak olduğunu savundu.
Yargının aletleştirilmesi
İmamoğlu, yaptığı konuşmada, Türk yargısının yaşadığı problemleri eleştirdi. Ülke genelinde açılan davaların, muhalefet liderlerine ve muhalefet partilerine yönelik olarak bir baskı aracı haline geldiğini savundu. “Bu davalar hukuksuzdur,” diyerek kaybedenin her zaman halk olduğuna dikkat çekti. Mahkemenin tarafsız bir şekilde çalışmaması, toplumda büyük bir huzursuzluk yaratıyor. İmamoğlu, davaların ardında yatan gerçek nedenin, muhalif seslerin bastırılması amacı olduğuna inanıyor. Kullanılan dil ve yöntemlerin, yargının bağımsızlığına gölge düşürdüğünü ileri sürdü.
Maddi zararlar
Son olarak, Ekrem İmamoğlu, açılan davaların sadece tek bir kişi için değil, tüm toplum için felaket sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Bu davaların maliyetinin 600 milyar dolar olduğunu dile getirerek, Türk ekonomisindeki olumsuz etkilerini de vurguladı. İmamoğlu, yargının bu şekilde alet edilmesinin ülke ekonomisine büyük zarar verdiğini söyledi. İmamoğlu, bu durumun İstanbul Menkul Kıymetler Borsası gibi ekonomik göstergelere de yansıdığını belirtti. İktidarın, muhalif düşüncelere karşı uyguladığı baskı ve yaptırımların, toplumsal huzursuzluğa ve ekonomik istikrarsızlığa neden olduğunu vurguladı.
| No. | Önemli Noktalar |
|---|---|
| 1 | İmamoğlu hakkında açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. |
| 2 | Mahkeme, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyeti oluşturdu. |
| 3 | Duruşma sırasında izleyicilerin İmamoğlu’na desteği dikkat çekti. |
| 4 | İmamoğlu, davaların hukuksuz olduğunu ve halkı etkilediğini ifade etti. |
| 5 | Mahkeme kararlarının ekonomik maliyetleri 600 milyar dolar olarak değerlendirildi. |
Haberin Özeti
Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden davaların Türkiye’nin hukuk sistemi üzerindeki yansımaları ve bu durumun toplumdaki etkileri, bu duruşmada bir kez daha gözler önüne serildi. İmamoğlu, kendisine yönelik açılan 20’ye yakın davayı hukuksuz olarak nitelendirirken, söz konusu davaların yalnızca kendi kişisel durumunu değil, ülke genelindeki muhalif sesleri de tehdit ettiğini belirtti. Toplumun büyük bir kesimini temsil ettiğini vurgulayan İmamoğlu, bu davaların sonuçlarının sadece kendisini değil, 87 milyon yurttaşı doğrudan etkilediğine dair önemli çıkarımlarda bulundu. Bir sonraki duruşmanın tarihi ise 12 Şubat 2027 olarak belirlendi.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: İmamoğlu’na yöneltilen suçlamalar nelerdir?
İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı makam aracı olarak kullanması nedeniyle suçlamalarla karşı karşıya kalmıştır.
Soru: Dava sürecinin detayları nelerdir?
İlk duruşma, çeşitli bilirkişi raporlarıyla geçirilmiş, mahkeme heyeti yeni bir bilirkişi raporu talep etmiştir.
Soru: Ekrem İmamoğlu duruşmalara katılacak mı?
Evet, İmamoğlu duruşmalara katılmaya devam edeceğini ve hukuki süreçte müdahil olacağını ifade etmiştir.
Soru: Duruşma sırasında izleyici desteği neden bu kadar fazlaydı?
İzleyicilerin İmamoğlu’na olan destekleri, muhalefete sağlanan geniş toplum desteğinin bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Soru: İmamoğlu bu davaların sonuçlarının neler olduğunu düşünüyor?
İmamoğlu, bu davaların Türkiye’nin toplumsal dengelerine zarar verdiğini ve halkın genel kurulduğuna dikkat çekerek, toplumda büyük bir huzursuzluk yarattığını belirtmiştir.





