
Stand-up komedyeni Deniz Göktaş, “Ölüdeniz” isimli gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle yaklaşık üç ay cezaevinde kalmış, ardından tahliye edilmiştir. Tahliyesinin ardından yaptığı söyleşide Türkiye’deki ifade özgürlüğü üzerine konuşan Göktaş, cezaevi deneyimleri hakkında bilgi verirken, ifade özgürlüğü ve siyasi hiciv konularında da önemli vurgular yapmıştır. Ayrıca, cezaevinde kaleme aldığı yeni gösterisi ile ilgili de ipuçları vermiştir. Göktaş, uyuşmazlık oluşturan durumları ele alarak, sanatçıların üzerinde bulundukları baskılar ve bunların toplum üzerindeki etkileri hakkında düşüncelerini paylaşmıştır.
| Makale Alt Başlıkları |
|---|
| 1) Duruşma Süreci ve Tahliye |
| 2) İfade Özgürlüğü Üzerine Düşünceler |
| 3) Kendi Kendine Uyguladığı Sansür |
| 4) Cezaevindeki İlk Gecesi ve Hapis Deneyimi |
| 5) Yeni Gösterisi ve Gelecek Planları |
Duruşma Süreci ve Tahliye
28 Eylül tarihinde gerçekleştirilen duruşmada, Deniz Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlamaları ile toplamda 19 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu süreç, Göktaş için zorlayıcı bir tecrübe olmuştur. Yaklaşık 88 gün boyunca cezaevinde kalan komedyen, mahkemenin kararını açıkladığı anda tahliye edilmeyi beklemediğini söylemektedir. Cezaevinden serbest bırakılması, ona büyük bir rahatlama sağlamıştır. Ancak, avukatları ve yakınları, cezaevinde daha uzun bir süre kalmasına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunmuşlardır. Göktaş, “Önceliğim mümkün olan en kısa sürede dışarı çıkmak değildi,” diyerek düşüncelerini paylaşmıştır.
İfade Özgürlüğü Üzerine Düşünceler
Mahkemedeki savunması sırasında ifade özgürlüğü konusuna dikkat çekmiş olan Göktaş, özür dileyen bir tavır sergilemek istemediğini belirtmiştir. Göktaş, “İfade özgürlüğü yalnızca buranın sorunu değil. Dünyanın birçok yerinde insanlar konuştuklarında cezalandırılmaktan ya da toplumun tepkisinden korkuyor,” demiştir. Ayrıca, kendisi gibi komedyenlere örnek olmayı sevdiğini de dile getirmiştir. Üç ay hapiste kalmanın korkunç bir deneyim olduğunu kabul etmesine rağmen, bunun bir sanatçının bir ilkeyi savunmaktan kaçınması gerektiği anlamına gelmediğini vurgulayarak, korkmadan özgürce konuşmanın önemine dikkat çekmiştir.
Kendi Kendine Uyguladığı Sansür
Kariyeri ilerledikçe daha fazla kaybetme korkusu yaşadığını ifade eden Göktaş, bu sebeple kendisini sansürlemeye başladığını ifade etmiştir. Özellikle, kendisine gelen insanları cesur görmekteyken kendisinin giderek daha korkak hale geldiğini belirtmiştir. Göktaş, “Gösterilerime gelen öğrenciler ve emekliler günlük hayatlarında benden daha cesurken ben giderek daha korkak hale geliyordum. Bu bana ikiyüzlü hissettiriyordu,” diyerek yaşadığı ikilem hakkında öz eleştiride bulunmuştur.
Cezaevindeki İlk Gecesi ve Hapis Deneyimi
Cezaevindeki ilk gecesi hakkında Göktaş, “Biraz romantik gelebilir ama hücredeki ilk günümde hayatımın en iyi uykusunu uyudum,” ifadelerini kullanarak, bu sürecin ona nasıl bir deneyim sağladığını aktarmıştır. Göktaş, cezaevinde bulunduğu süre içerisinde pişmanlık duymadığını ve hapis günlerinin kendisi için sosyal hayatta yaşadığı yalnızlık hissinden uzak kalma fırsatı verdiğini belirtmiştir. Bu deneyimin kendisine daha önce yaşamadığı bir özgüven kazandırdığını da eklemiştir.
Yeni Gösterisi ve Gelecek Planları
Yaklaşık üç aylık süre zarfında yeni gösterisi için 20 dakikalık malzeme yazdığını açıklayan Göktaş, bu malzemeleri gelecek yıl sahnede kullanmayı planladığını bildirmiştir. Ancak cezaevinde yazdığı günlüğüne düşülen ilk notlardan biri işlediği davanın sahnede fazla işlenmemesi yönündedir. Bu süreçte yaşadıklarını değerlendirmek için henüz erken olduğunu, fakat cezaevinde hayatın anlamı üzerine düşünme fırsatı bulduğunu belirtmiştir. Göktaş, insanların yalnızca büyük mutluluklarla değil, en basit deneyimlerle de tatmin olabileceğini ifade etmiş ve zihinsel özgürlüğün her koşulda korunabileceğini vurgulamıştır.
| No. | Önemli Noktalar |
|---|---|
| 1 | Deniz Göktaş, duruşma sürecinde “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlamasıyla 19 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. |
| 2 | Tahliye sonrası, ifade özgürlüğü konusunda önemli değerlendirmelerde bulunmuştur. |
| 3 | Sansür konusu üzerine yapılan açıklamalar, kişisel dönüşüm sürecini göstermektedir. |
| 4 | Cezaevindeki deneyim, Göktaş’ın özgüvenini artırmış ve yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. |
| 5 | Göktaş, yazdığı 20 dakikalık malzeme ile gelecekteki gösterisinde yeni deneyimlerini sahneleyecektir. |
Haberin Özeti
Deniz Göktaş, cezaevinde geçirdiği süre boyunca hem kendi duygusal deneyimlerini, hem de ifade özgürlüğü konusundaki kaygılarını samimi bir dille aktarmıştır. Tahliyesinin ardından yaptığı açıklamalarda, içinde bulunduğu durumu, sanatsal çalışma alışkanlıklarıyla birleştirerek ifade etmiştir. Göktaş, komedi sanatının sadece bir eğlence biçimi olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorunlara ışık tutmak için bir araç olduğunu savunmuş ve yaşadığı zor süreçlerin kendisinde yarattığı dönüşümü paylaşmıştır. Her ne kadar karamsar bir tablo çizmese de, sanatsal özgürlüğün korunması adına dikkat edilmesi gereken noktaları vurgulamıştır. Göktaş için bu süreç, yalnızca hapis günleri değil, aynı zamanda yeni bir yaratım sürecinin de başlangıcı olmuştur.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Deniz Göktaş neden cezaevine girdi?
Deniz Göktaş, “Ölüdeniz” isimli stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlamalarıyla cezaevine girmiştir.
Soru: Cezaevinde ne kadar süre kaldı?
Göktaş, yaklaşık 88 gün cezaevinde kalmıştır.
Soru: Göktaş’ın tahliye sonrası planları nelerdir?
Tahliyesinin ardından yeni bir gösteri için malzeme yazdığını ve bu malzemeleri gelecek yıl sahnede kullanmayı planladığını belirtmiştir.
Soru: Göktaş cezaevindeki deneyimleri hakkında ne düşünüyor?
Cezaevindeki günlerin kendisine önemli bir özgüven kazandırdığını ve hayatın anlamı üzerine düşünme fırsatını değerlendirdiğini belirtmiştir.
Soru: İfade özgürlüğü konusunda ne gibi görüşler paylaşmıştır?
Göktaş, ifade özgürlüğünün yalnızca Türkiye’ye ait bir sorun olmadığını ve bunun global bir problem olduğunu vurgulamıştır.





