
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde meydana gelen bir cinayet olayı, ilişkideki gerginliklerin ve trajik sonuçların bir örneği olarak gündeme geldi. 24 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen olayda, Siyabent Şeker adlı bir şahıs, dini nikahla yaşadığı ve hamile olan eşi Helin Eren’i, yüz yüze görüşmek için ikna ettikten sonra silahla vurdu. Helin Eren olay yerinde ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı ancak burada yaşamını yitirdi. Olayın ardından yakalanan Şeker’in mahkemede yaptığı savunmalar ve helin Eren’in ailesinin davaları, sürecin seyrinde önemli değişiklikler meydana getirdi. Mahkeme, davanın ilerleyen süreçlerinde yapılan bu açıklamalara ve delillere göre duruşmalara devam edeceğini bildirerek durumu yakından takip etti.
Mahkeme önündeki tanıklar, yaşanan olaya dair önemli bilgiler sunarken, sanığın savunmasının detayları da dikkat çekti. Şeker, savunmasında olay günü kendisinin güvende hissetmediğini ve Helin’in kuzeniyle birlikte bulunduğu sırada ona pusu kurulduğu fikrini savundu. Bu talihsiz olayın ardından hem mağdurun ailesi hem de sanığın avukatı, cinayetle ilgili farklı yorumlar ve iddialar geliştirdi. Şeker’in eyleminin tasarlanmış olup olmadığı ve bu suçlamaların ne yönde gelişeceği ise merakla bekleniyor.
| Makale Alt Başlıkları |
|---|
| 1) Olayın Gerçekleştiği Tarih ve Yer |
| 2) Suçlamalar ve Cezalar |
| 3) Duruşmada Yaşanan Gelişmeler |
| 4) Aile ve Avukatların Görüşleri |
| 5) Olayın Toplum Üzerindeki Etkileri |
Olayın Gerçekleştiği Tarih ve Yer
Olay, 24 Temmuz 2025 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Çiftkapı mevkisinde meydana geldi. Dini nikah ile birlikte yaşayan yalnızca 3 aylık hamile olan Helin Eren, Siyabent Şeker ile olan ilişkisindeki gerginlikler nedeniyle bir ay önce ayrıldı. Bu süreçte Helin, ailesinin evine dönerken, çiftin iletişimi telefon ve sosyal medya uygulamaları aracılığıyla devam etti, ve ikili, bu iletişim sayesinde birbirleriyle yüz yüze görüşmeyi kararlaştırdı.
Suçlamalar ve Cezalar
Olayın ardından, Siyabent Şeker’in Helin’e karşı gerçekleştirdiği kasten öldürme eylemi için iddianame düzenlendi. Bu iddianameye göre, Helin Eren’in saat 21:30 sıralarında kuzeni Z.M. ile Ali Emiri Caddesi’nde bulunduğu esnada, Şeker geldi ve Helin’in yanından geçerek parka girdi. Şeker, burada tabancayla Helin’e 5 el ateş etti. Helin ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Ancak, yapılan tüm tedavi çabalarına rağmen kurtarılamadı. Şeker’in kaçtığı belirtilen suç aleti tabancayla yakalanması üzerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi ve mahkeme, duruşmadan sonra tutuklama kararı aldı.
Duruşmada Yaşanan Gelişmeler
Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Siyabent Şeker, Helin Eren’in ailesi ve taraf avukatları adliye binasında hazır bulundu. Duruşmanın ilerleyen bölümlerinde, Şeker savunmasında, olay akşamı kendisi üzerinde bir pusu kurulduğunu düşündüğünü ve bu nedenle ateş ettiğini belirtti. Şeker’in kaç el ateş ettiğini hatırlamadığını ifade etmesi, mahkeme heyetinin dikkatini çekti. Ayrıca, yıllar önce bir kişiden aldığı silahı kullanması da duruşmada vurgulandı. Savunma sürecinde, Helin’e bir kez şiddet uyguladığını kabul etti.
Aile ve Avukatların Görüşleri
Şeker’in Helin’in babası Aziz Eren, sanıktan şikâyetçi olduğunu ve ifade ettiği tüm iddiaları reddettiğini dile getirdi. Eren, kızına bir kolye almış olduğunu vurgulayarak, katilinin beyanlarının asılsız olduğunu ifade etti. Helin’in avukatı Onur Değer ise sanığın eyleminin sadece basit bir öldürme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Değer, Helin’in Şeker tarafından daha önceden arandığını ve buluşmaya çağrıldığını belirtirken, bu durumun tasarlama unsuru taşıdığına dikkat çekti.
Olayın Toplum Üzerindeki Etkileri
Bu olay, Diyarbakır ve genel olarak Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve cinayet konularında farkındalık yaratma çabalarını artırdı. Çoğu toplum kesimi, benzer sorunların önlenmesi için gerekli adımların atılmasının elzem olduğunu savunuyor. Helin Eren’in cinayetinin toplumda yaygın bir tepkiye yol açması, toplumun cinayet nedeniyle duyduğu öfkeyi ve çaresizliği gözler önüne seriyor. Yılda birçok kadının benzer muameleye maruz kaldığı bir toplumsal sorun haline gelen bu olaya yönelik tepkiler, yasal düzenlemeler ve reform taleplerini yeniden gündeme taşıdı.
| No. | Önemli Noktalar |
|---|---|
| 1 | Olay 24 Temmuz 2025’te Diyarbakır’ın Sur ilçesinde gerçekleşti. |
| 2 | Siyabent Şeker, Helin Eren’i kasten öldürmekle suçlanıyor. |
| 3 | Şeker, iki kez Helin’i arayarak yüz yüze görüşmeye çağırdı. |
| 4 | Helin Eren, hastanede hayatını kaybetti. |
| 5 | Şeker, olay sonrası tutuklandı ve ağırlaştırılmış müebbet cezası talep ediliyor. |
Haberin Özeti
Diyarbakır’da yaşanan bu trajik olay, bireysel meselelerin toplumun genelinde daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne seriyor. Siyabent Şeker’in, Helin Eren’i kasten öldürmesi ve bunun arkasındaki gergin ilişkinin sadece kişisel bir sorun olmadığını, aynı zamanda toplumun maruz kaldığı kadına yönelik şiddet olgusu ve yasaların bu tür eylemlerdeki yetersizliklerini gözler önüne seriyor. Bu tür olayların yeniden yaşanmaması için toplumsal bilinçlenme ve yasal düzenlemeler gerektiği konusunda toplumun her kesiminden artan bir ses çıkması, gelecek için umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Olayın arka planı nedir?
Olay, Siyabent Şeker’in dini nikahlı eşi Helin Eren ile yaşadığı gergin ilişkiye dayanmaktadır. Helin’in hamile olduğu süreçte ikili arasında tartışmalar yaşanmış ve bir süre ayrı kalmışlardır.
Soru: Helin Eren’in ailesinin duruma tepkisi nedir?
Helin Eren’in ailesi, Siyabent Şeker’den şikayetçi olmuş ve onun cezalandırılmasını talep etmiştir. Aile, olayla ilgili sanığın söylediklerini yalan olarak nitelendirmiştir.
Soru: Şeker’in duruşma sürecinde hangi savunmaları öne çıkmıştır?
Şeker, kendisinin olay sırasında hedef gözetmeden ateş ettiğini ve pusu kurulduğunu düşündüğünü savunmuştur. Olayda kaç el ateş ettiğini hatırlamadığını belirtmiştir.
Soru: Mahkemenin aldığı kararlar nelerdir?
Mahkeme, dosyadaki eksiklerin tamamlanmasına ve Şeker’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma tarihi ise 19 Ocak 2027 olarak belirlendi.
Soru: Bu olayın toplumsal etkileri nelerdir?
Bu olay, kadına yönelik şiddet ve cinayet konularında farkındalığın artacağını düşündürmekte ve toplumun mevcut sorunlarına dair sorgulamaların yükselmesine neden olmaktadır. Dönüşüm ve yasaların yeniden değerlendirilmesi gerektiği konusunda bir toplum bilinci oluşmaktadır.





